Daha sağlıklı, daha güzel bir bedene sahip olmak istiyoruz ve her gün bunun için çaba harcıyoruz. Bize ne öğretildiyse tüm iyi niyetimizle, hayatımızı değiştirmeye çalışıyoruz. Fakat bazen bu iyi niyetimiz kötü sonuçlar doğurabiliyor. Hayat yolu içinde motive olduğumuzu sanıyor ve ardından göremediğimiz bir duvara tosluyoruz.
Bir gün, öğrencilerimden biri ayağı kalktı ve bana dönüp yasemin hanım neden bahsettiğinizi çok iyi anlıyorum, dedi. Ben
her gün zayıflamak için Allah a dua ederdim. Allahım ne olursa olsun bedenimden şu kilolar yok olup gitsin. Bir sabah uyanayım ve balon gibi sönmüş olayım. Bir sabah uyandığımda, bir anda, şu kilolardan kurtulmuş olayım. Her ne pahasına olursa olsun bunu istiyor ve bunu her gün tekrarlıyordum… sonra ne oldu biliyor musunuz? Bir sabah uyandığımda kanser olduğumu örgendim ve bedenimden 15 litre sıvı çektiler. Bir balın gibi sönmüştüm. Bir anda kendimi bomboş hissettim. O zaman anladım ki içim ben ne istiyorsam onu yapmak için elinden geleni yapıyor ve yapacak.
Evet gerçekten öyleydi. Daha sonra da ne zaman kilo vermeyi kalksa kendisini çok tedirgin hissediyordu. Hemen tartıya koşuyor, kilo verdiğini görünce şüpheleniyordu. Acaba tekrar kanser mi oluyordu? Ardından bu korkusuyla yüzleşmemek için tekrar kilo almaya başlıyor, kilo alabildiğini gördüğünde rahatlıyordu. Yaşamı, böyle devam eden bir kısır döngünün içinde geçiyordu.
Zihnimiz tahmin ettiğimizden çok daha karmaşıktır. Bilinç altımız tıpkı cahil çocuğa benzer. Neyin iyi neyin kötü olduğu ile ilgilenmeden sadece sonuçları gerçekleştirmeye çalışır. Bizler her gün bir şeyler isteriz; kilomuzla, görünüşümüzle, kendimizle ilgili. Ama aslında bu değişim neler getireceğini çok azımız düşünürüz.
Devamını Oku